Yeterince ekşi ve bu aralar biraz terli, dolayısıyla tuzlu. Ya da dilimin neresine değdiğine bağlı yaşamın tadının tadı... Katı olmakla birlikte zaman içinde çabuk çözünen bir yapı, su ve tuz misali veya şeker...
Ne yapsa yaranamayan, yaransa da tatmin etmeyen... Çünkü hep damağında lezzetli bir tat duymak isteyenlere zaman zaman da olsa kötü tatlar bırakan ve hep o kötü tatla anılan yaşam.
“Sen benim hep dilimin tatlı yerine değdin.. Ama ben tat almayı çoktan bırakmıştım.”
Dişim de kırık düşüm de. Dişimin üzerine kaplama yaptırdım, kırık dişi iyice inceltip üzerini kapladı doktor, sağlam diş gibi oldu anlayacağın. Hatta diğerlerinden daha yakışıklı duruyor kaplama olan.
YanıtlaSilDüşümün kırığına bi çare bulamadım, doktor düş kaplama da yapıyor mudur acaba ? Ya düşü de kaplarken "inceltmem lazım" derse ne yaparım?
Ey adsız kişi. Ey adsız kişi. Eyyy adsız kişi. Sana bir çift lafım yok.
YanıtlaSilŞu an tam şu an... İki el yazı sıkıp seni öldürmek istedim lakin faili mechul olmana vicdanım el vermez.
YanıtlaSilSık bakalım.
YanıtlaSilDinkşıın.
mermi yok, yazı geliyorum demez ayrıca, benimkisi boşboğazlık, (boğazım dolu aslında, bu onun rahatsızlığı)
YanıtlaSilDur kim olduğunu tahmin edeyim:
YanıtlaSilHegel?
Bilemedin, bilsen sopaya benzeyen müzik aletiyle kovalarsın.
YanıtlaSil"Geliyor sırıta sırıta iki yüzlü soytarı gibi, geliyor salına salına sahte yosmalar gibi haber vermeden gürültü etmeden öcü gibi umacı gibi geliyor gene üzerime çullanmaya boğazıma sarılmaya geliyor gene öhöhöhöhö"
Flüt sen misin la?
YanıtlaSilTükkanın önünü kapama olm. Müşteriler kaçıyor.
Mavi flüt.
YanıtlaSilHadi hayırlı işler.
Kabındaki sarı renge kanıp almıştık halbüse.
YanıtlaSilMemoli çalıp yollamazsan iki elim yakandadır.