7 Haziran 2009 Pazar

DEVAM NİTELİĞİNDE BİR FİLM - 1

DEVAM NİTELİĞİNDE BİR FİLM

BÖLÜM 1
KÖRLE YATAN…

İki arkadaş bir görüşmeden çıkmışlardır. Onun devamını izleriz. Uzunca bir sokakta yürümektedirler. Elemanların birinin gözünde siyah gözlük, elinde değnek vardır. Diğeri sinirli, kumral, biraz yağlı saçlı ve kemikli bir surata sahiptir. Kör olan daha sakindir… Yürürler…

K: Kör
T: Tekin

T: Ben sana demiştim, bu herif anlamaz diye. Nerde onda o kafa?

Yürürler…

T: Aslında çok komik, düşünsene(yürümeyi keser) kör yönetmen. Ne sansasyon olurdu? (Yürümeye devam eder) Gazeteler, televizyonlar haber arıyor zaten.
K: Bunları adama anlatmadın mı?
T: Anlatmadım mı?
K: Anlattın.
T: Evet anlattım, duymadın mı? Sağır mısın?
K: Yok körüm ben. Duydum.
T: E o zaman niye soruyosun?
K: Bi daha bana niye anlatıyosun, ondan soruyorum. Olmadı işte.
T: Başka yapımcıya gideriz. Yapımcı mı yok?

Suskun yürürler bir müddet…

K: Aslında bir senaryomuz olsa iyi olurdu.
T: Ya senaryo dediğin nedir! Biz burda hikâyenin hasını yakalamışız. Kör yönetmen. Filmin çekimi zaten kendiliğinden film.
K: Ama yine de arıyor insan bi senaryo. Adamlarla konuşurken daha rahat olur sanki.
T: (Sinirli) Olur. Yazarız bi tane. Bende hikâye çok.
K: Bi de diğer sefere sen kör ol.
T: Niye lan?
K: Ne bileyim. Kör olunca konuşamıyom.
T: Körsün olum göremiyon sadece.
K: İşte görmeden nasıl konuşulur ne bileyim. Hissedemiyom öyle.
T: Ya bi siktirgit. Konsantre ol olum yeter. Sadece konsantre. Bilinçaltını…

Yürürler… (Burada kesme var. Boşluktan gelecekler.)



T: Yoruldum ben. Nerdeydi bu durak.
(Dururlar)
K: (Elindeki değnekle bir yönü göstererek.) Şu taraftan gelmiştik sanki.
T: Tersim döndü amına koyim. (Diğer yönü gösterir.) Sanki şu taraftan girmiştik bu sokağa.
K: (Etrafına bakar) Burdan gelmiştik. Hissediyorum.
T: Lan yön şeyim de çok zayıftır ha. Adamın ofisi şu taraftaydı …. (kendi kendine konuşur, mırıldanır.)
K: Akşam olsa daha rahat buluruz.
T: Niye lan.
K: Kutup yıldızı var ya.
T: He.
K: Ondan işte.
T: O yıldız benim kafamı karıştırıyor amına koyim. Anlamıyom ki ne tarafta olduğunu.
K: Kuzeyde işte olum o. Ona yüzünü dönünce kuzeye dönmüş oluyon...
T: Antartikaya kadar yürürüz artık. Evi de pusulayla bulcaz amına koyim. O yıldızla bi
kere evi bul, o yıldıza doğru domalıp verecem sana.
K: Körüm ben bulamam ki.
T: O da doğru. Sesleri dinle o zaman. Ne biçim körsün. Otobüs sesi nerden geliyor?
K: (Dinler biraz) Yürü şu tarafa(kafasıyla gösterir) gidelim.

Giderler… (Başka plana keseriz. Tekrar gelirler konuşa konuşa. Kameranın önünde dururlar.)

K: Burdan da geçmiştik sanki.
T: Öbür taraftan da geçmiştik. Aks mı atladı acaba?
K: Nasıl lan?
T: Şaka olum şaka. Sinemaya gönderme yaptım.
K: Hehe. Acıktım da lan. Kör olunca demek çabuk acıkıyo insan.
T: E tabi haliyle. Bir duyun çalışmayınca diğerlerine yöneliyo beyin.
K: Evet.

Etraflarına bakarlar…

K: Gel bi de şöyle gidelim.

Yürürler…

K: Bi simitçi yok mu baksana etrafına.
T: Sen niye bakmıyorsun?
K: Körüm ben.
T: Ha doğru. (Etrafına bakar) ….. Yok valla. Nereye geldik lan biz.
K: Ne bilim. Acıktım da.
T: Para var mı ki olum.

Dururlar.(Buradan sonra ara ara yürüyecekler) Kör cebinden paraları çıkarır. Bozuk paradır hepsi. Sayar.

K: 2 buçuk milyon var.
T: Yeni paraya göre mi eski paraya göre mi?
K: Fark eder mi?
T: Ne bileyim.
K: Ben de bilmem yeni mi eski mi anlamıyom o kadarını. Körüm.
T: Evet doğru. Körsün. Ben hesaplıyım o zaman.(Biraz hesaplar) 2 lira 5 kuruş. İki bilet oluyo mu ki?
K: Yok, 2 lira 50 kuruş. 500 bin o, 50 bin değil.
T: Tamam işte (İnanmış bir şekilde) 2 buçuk milyon dedin. 2 lira. Buçukta 5 kuruş.
K: 50 kuruş lan o buçuk dediğin.
T: 50 kuruş eski 50 bin işte.
K: Olur mu lan. O zaman eski 100 bin kaç oldu şimdi.
T: O tedavülden kalktı. 100 kuruş yok ki.
K: Git işine. 50 bin kalkmadı o mu kalktı? 100 kuruş bi milyon oldu işte.
T: Ne alakası var. 100 kuruştan bi milyon olur mu? 1 milyon 1 lira oldu.
K: Tamam o zaman eski paraya göre hesaplayalım. Daha karlı oluyor sanki.
T: Tabi olum her şeyin eskisi iyidir.

Etraflarına bakarlar biraz.

K: Bilet kaç para ki?
T: 1 milyon 400 bin. Ama bilet satılıyo mu?
K: Halk otobüslerinde satılıyo işte.
T: Halk gelmezse napçaz. Şöförler 1 buçuk milyon alıyo.
K: Hesaplasana. İkimiz binebiliyoz mu?
T: (Hesaplar) Yok lan. Binemiyoz. Halk gelirse 300 bin, İETT gelirse 500 binimiz eksik.
K: Napçaz?
T: Yürürüz. Eksik para verip binmem o ibnelerin arabasına.
K: Yoruldum ben de. Siksen yürümem.
T: Ben de binmem o otobüse. Amcık kafalar.
K: Lan ben söylerim. Körüm zaten. Anlayış gösterirler.
T: Yok aga. Kutup yıldızını beklerim akşama kadar. Onunla bulurum evi ama siksen binmem o arabaya.
K: Lan manyak mısın? Napçaz o zaman?
T: Yerlere bak hacı. Yürümek istemiyosan para bul.
K: Kaç lazım?
T: 500 bin bul sen. Garantiye al.
K: Körüm ben.
T: Hadi. Doğru ya.(Düşünür) Hisset o zaman olum.

Kör yerlere bakar. Hafif hafif yürürler. Değneğini de arada bir yere değdirir. Öylece yere baka baka yürürler.

Tekrar kesme yaparız. Kör yerde bir para bulmuştur onunla uğraşıyordur.

K: Şişşt. Tekin. Buldum galiba lan. Bi baksana şuna.
T: (Tekin gelir bakar) Süper. 500 bin. Al lan işte.

Kör eğilir, almaya çalışır. Para yere yapışıktır. Münasebetsiz bir esnaf dükkânından çıkar, pis pis gülmeye başlar. Kör ona bakar, yere bakar. Tekin’e bakarak.

K: Yapışık mı lan bu yere?
T: Çekil bakim. (Bakar) He lan yapışık.

Yerden kalkarlar.

K: Amcık herif. Millet o parayı bulmak için götünü yırtıyo.

Tekin güler. Kör sinirlenir.

K: Sikerim lan, bu körlük zormuş. Maskara olduk elaleme.
T: (Gülerek) Boş ver.. Yerlere bakmaya devam et sen. Yürücez yoksa eve.

Kör hala kör gibi yürür. Biraz yürürler. Takip ederiz onları. Körün değneğinden bir ses gelir.

K: Buldum lan galiba. (Eğilir bakar ama eğildiği için pişmandır. Çünkü kördür ama sürekli unutuyordur. Yüzünü buruşturur.) Baksana lan bu kaç para?
T: Gazoz kapağı lan o.
K: Tuhhh. Markası neymiş?
T: Napçan?
K: Ne bileyim insan kör olunca merak ediyor böyle şeyleri.
T: (Eğilir bakar) Bilmem silinmiş.
K: (Eğilir alır, koklar) Schweppes.
T: Vay kör. Geliştirdin kendini. Ver bakim. (O da koklar, yüzüyle bilmem gibisinden bir mimik yapar)

Yürürler… Takip ederiz.
Körün değneğine yeniden bir metal çarpar.

K: Aha. (Yine eğilir. Ama hatırlayıp hemen kalkar) Bak bakalım bu ne?
T: (Bakar) Al al 250 bin.
K: (Eğilir alır, sevinir.) Hehe. Güzel. Kaldı 250 bin. Onu da sen bul.
T: Para kolay. Otobüsü bul sen de.
K: Tamam. (Kafasını kaldırır. Dinler gibi yapar. Tekin’in koluna girer. Yürürler bi tarafa doğru)

Keseriz. Yeni bir sahne. Şehir sesleri geliyordur. Otobüs vs… Durağa doğru gelirler. (Pozitif bir atmosfer oluşturulur)

K: (Sırıtıyordur) Ben sana dedim. Bu tarafta diye.
T: Aslanım benim. Zor oldu ama alıştın sen bu körlük olayına. Gördün mü hislerin kuvvetlendi.
K: Tabi olum. Bilinçaltımı ikna ettim. Sen ver o bulduğun 250 bini de.

Tekin parayı verir. Kör alır. Cebinden çıkarır diğer bozukları da. Sayar tekrardan. Otobüsü beklemeye başlarlar.

T: Şişş kör. Ne zaman gelir bu otobüs. Hissetsene.
K: (Hissetmeye çalışır gibi saçma bir şekilde kafasını kaldırır.) En fazla 10 dakka.
T: Hadi bakalım.

Kesme yaparız. Durakta oturuyorlardır.

T: 10 dakka oldu lan kör.
K: Harbi mi? (Saatine bakar) Olur abi daha yeni körüm. Hemen her şeyi hissedemiyorum.
T: O da doğru.

Kesme yaparız. Tekin ayaktadır, Kör oturuyordur. Kafası diktir, sanki hissetmeye çalışıyordur. Arada saatine bakar.

T: Kör, uğraşma hacı.
K:….
T: Bak bence beklemeyelim.
K: …
T: Beklemeyince daha çabuk geliyo lan.
K: Doğru. Napalım.
T: Bilmem beklemeyelim. Başka bi şeyle meşgul olalım.
K: Başka bi şeyle meşgul olurken de bekliyor olmicaz mı?
T: Yok başka bi şeyle meşgulken başka bi şeyle meşgul oluyo olcaz.
K: Napalım o zaman. Bi şey yapmak lazım.
T: Yazı tura atalım. Çıkar sendeki bozukları.

Kör çıkarır. 500 binlik demiri alır.

K: Yazı mı tura mı?
T: (Düşünür) Yazı
K: Bana da tura o zaman.

Kör parayı havaya atar. Tutamaz, yere düşürür.

T: Hay senin amına koyim.
K: Napim lan körüm.
T: Gözün kapalı mı atıyon lan?
K: Evet. Yoksa nasıl kör olayım?
T: (Gülmeye başlar) Bul lan şu parayı, denyo.

Kör eğilir, aramaya başlar.

T: Gözlerini aç lan. Koklama.

Kör aramaya başlar. O sırada otobüs gelir.

T: (Sevinir) Aha geliyo lan. Dedim ben sana. Beklemeyince geliyo. Hehe.
K: Parayı bulamıyom ki.
T: (Eğilir o da aramaya başlar) Amına koyim senin.

Uzak plana keseriz. Otobüs durağın önüne gelmiştir. Seyircide merak uyandırmak adına bu plana keseriz. Otobüs biraz durur ve gider. İkisi de duraktadır hala. Aramayı bırakmışlardır. Yakına keseriz.

T: 100 bini atsaydın bari. 500 bini niye atıyon. 100 bin eksik der, binerdik.
K: (Değneğine iki elini çenesinin altında birleştirip dayanmıştır.) Ne bileyim…. Körlük zormuş lan…

1. BÖLÜM SONU

3 yorum:

  1. :)

    Woody Allen'ın Hollywood Ending filmi vardır. Allen, kör bir yönetmeni oynar. Çok başarılı değil ama eğlenceli bir film. İzlesene, izle diyorum.

    Kelime doğrulama: tasparit

    YanıtlaSil
  2. Aklımda o film. Bakacağım muhakkak. Sağolasın.

    YanıtlaSil
  3. Muhteşemmiş olum çekelim bunu..

    YanıtlaSil